• Ana Sayfa
  • İlanlar
  • Firma Rehberi
  • Foto Galeri
  • Haber Arşivi
  • İletişim
  • Ziyaretçi Defteri
  • Videolar
"ARDAHAN TÜRKMEN'LERİNİN BİR BİRİNDEN FARKLILIKLARI"
31 Ocak 2012 / Salı
"ARDAHAN TÜRKMEN'LERİNİN BİR BİRİNDEN FARKLILIKLARI"

   "TÜRKMEN KÖYLERİ’NİN VARLIKLARI ADETLERİ" "DADALILER-DEDELİLER"   ...Damalın yakın çevresinden Göle’de bir köy anadili Zazaca olan alevi köy iken, Yeniköy ve Kalecik köyleri ise Türk Alevi köyleri olarak bilinirler. Halk Damal ve Hanak Alevilerine Türkmen demişken, Göle’nin bu iki köyünü muhtemelen ağız farkından Dadali saymamıştır. Dadalılar her nedense bazı çevrelerce  Kars Aleviliğinde farklı bir yere oturtulmuştur. Bunlara; Gürcü Türkmen’i, Türkmen, Yerli Türkmeni veya Cinçavut da denilmiştir. Karsın yerli halkı anlamında Bezbaşlar, Dadalılardan tamamen farklı ve Sünni inançlıdırlar. Dadali yerleşim yerleri daha ziyade, Yörenin Kıpçak Türk Coğrafyası kapsamındadırlar. Dadalılar bu bölgeye daha ziyade Doğu ve Güneydoğu  Anadolu’dan gelmiş olmalarına rağmen, Kıpçak Türk kültür genleri de taşımış olmalılar. Halk çok kere isimlendirmeği bir esasa istinat etmeden yapabilmektedir. Dadali Türkmenleri munis karakterli, çalışkan, çevre ilişkileri mükemmel insanlardır. ....Dadali Türkmenlerinin dürüst, sade, samimi ve içten oluşları ile ilgili olarak bazı fıkralar da anlatılır. Bunlardan bir ikisini anlatmak gerekir ise; Kaymakam Dadali köyüne gider ve halkın halini hatırını sorar, iyiliklerinin kaymakamın tutumuna bağlı olduğunu anlatmak isteyen yaşlıca bir Dadali, “Kaymakam bey dadam nasıl olalım, sen bir kara katır biz guyruğunun altında bir kara sinek, O ki guyruğun gevşetiyirsin nefes aliyirik. O ki guyruğun  sıkıştiriyirsin canimiz çikıyor” cevabını veriyor. Bir başka köyde kaymakama Posof’un meşhur elmasından ikram ederler. Elmayı yerken bıçak da kullanan kaymakam ezik kısmını ayıklamak ister. Bunun üzerine ev sahibi, “sağlamını ye kaymakam bey biz ezikleri mallara veriyirik” der. Bir gün de pazara merkebi ile iki sandık elma götüren Dadali’nin elmaları merkeple birlikte kayıp olunca Dadali, “hey gidi hallar, eşek kulakların sallar, eşek emanet idi gitti bizim zandığlar”der. Onun için elma sandıkları elmadan daha önemlidir. Merkep ise zaten onun değildir. ...Kars’ın merkez köylerinden; Hacıhalil, Karaören, Azat, Selim ilçesi’nin Böcüklü, Kotanlı ve Akpınar, Sarıkamış ilçesinin Boyalı, Tuzluca, Kağızman ve Iğdır’da 1 er 2 şer köy alevi inançlı köy olmakla beraber bunlar Dadali değillerdir. Iğdır, Ardahan ve Kars’ta anadili Kırmançca olan Alevi inançlı köy de yoktur. ...Dadali Türkmenleri arasında Selim ve Kars’ta sunileşme şeklinde inanç değişimi yaşandığı olabilmektedir. Bektaşi olan Dadaliler Sünnileşmeğe daha yatkındırlar. Bektaşi inançlı Dadaliler, camiye gider, vakit namazlarını kılar, oruç tutarlar. Hüseyni inançlı Dadali Kesimde namaz kılınma ve oruç tutulması pek görülmez. Dolasıyla öncede bahs ettigimize göre,Damal köyleri ile Hanak Köyleri arasında"sudan öte geçeli "demelerinin asıl nedenlerinden biride Hüseyni ile bektaşilik,aslında ikiside aynı inanç sisteminin bağları,bu inanç sistemini ayıran seni seven seninle olsun beni seven benimle olsun.derler bu ayrımı aslında iki kardeş olan biri bektaşi tayfası diger kardeşi hüseyin'li ve bu kardeşlerin aralarında geçen tartışma malardan,kaynaklanan ve tarihe not düşmüş bir konu olduğundan bunuda burdan bahs etmeden geçemeyecegimizi anlatmak isterken.Hüseyin'lilerde daha başka inanış sistemi gelişiyor,ve Bunlarda Muharrem Orucu 3-12 gün olarak tutulur. Bu toplumun inancına göre orucun aslı 12 gündür. 12 imam için 12 gün oruç tutulduğu ifade edilir. Ölmüş bir kimse için yakınları onun adına oruç tutarlar. Oruçlu olunan 12 gün zarfında traş olunmaz, et yenilmez, hayvan kesilmez, su içilmez, banyo yapılmaz, evli çiftler ilişkiye geçmez ayrı yatarlar. Bu zaman zarfında eğlenceye gidilmez eğlence yapılmaz. Radyo, televizyon ve benzerleri açılmaz. Aşık meclislerine gidilmez, aşık dinlenilmez. Ağıtlar söylenir. Cenk/conk ve deyiş/deyzaman/düezimam okunur. 12 İmam üzerine deyişler  söylenir. ...Ölmüş Dadali Türkmenleri babaları için kurban kesmezler. “Kardaşlık” adına, mevtanın kardeşi “Dar kurbanı” keser. Dar kurbanı kesilmeyen Dadalının, kardeşi ölünceye kadar, öbür dünyada ayakta beklediği inancı vardır. Kardeşliği ölmüş bir Dadali ancak kardeşliği ölmüş bir dadalıyı kardeşlik edinebilir.   ... Dadali Türkmenlerinde; Turna semahı, Kırklar Semahı, Ağır Semah, Akşam Semahı gibi semahlar vardır.  ... Dadali Türkmenlerinde, güneşten sonra, güneş battıktan sonra, kuşları yuvaya dönüş vaktinde defin yapılmaz, ertesi güne bırakılır. Benzeri bir çok iş daha ertelenir. Bu saatlerde dikiş yapılmaz, sakız çiğnenmez. Bize göre akşamdan sonra sakız çiğnemedeki muhtemel incelik, ağzı boş ve lüzumsuz yere açıp kapamakla ilgili olabilir. Zira gıyapta konuşmak da yararlı değil Zaralıdır, O da, ölmüş din kardeşinin etini yeme ile belirtilmiştir. Bu inançlar Anadolu’nun diğer kesimlerinde de yaşamaktadır. Gece sakızölü eti çiğnemiş olacağı inancı vardır. Güneşin batma vaktine, dar vakit, denir. Bu saatten sonra yerlerin bağlandığına inanılır. çiğneyenin   ...Dadali Türkmenlerinde de Cuma akşamları helva, pişi gibi yağ kavrularak koku çıkarmaCumalık” denilir. Bu hayır işleme uygulaması kapsamında ayrıca süt, yoğurt ve yemek de gönderilirdi. Bu akşamlarda ruhların evlerini ziyaret ettiklerine ailelerinin yanına geldiklerine inanılır. Bu inanç ve uygulama, Türk kültürlü halklar arasında çok yaygındır. Eski Türk İnanç Sistemi’ndeki ata-evrah ruhları ile ilgili olduğu kabul edilmektedir. Çıkarılan kokudan geçmişlerin mutlu olacakları inancı vardır. Cuma geceleri kavgadan gürültüden kaçınılır, dedikodu yapmamaya çalışılır. “Cuma, canlının cinlinin ibadete ihtiyaç duyduğu gündür” diye bir inanç vardır. uygulamasının hayrına inanılır. Bu tür hazırlıklar daha ziyade fakir ailelere ikram edilirler. Eskiden evlere gönderilirdi. Dadalilerde bu uygulamaya “   ...Dadali Türkmenlerinde ağıtçı kadınlar “Ağlayıcılar”/Ağlatıcı olarak bilinirler. Ağıtlar açıktan ve sesli okunurlar. Hicap eden yaslı kadınlar kocaları için sessiz ağlarlar. Türklerin ölülerin defin sırasında yaptıkları merasimlere, “Yuğ Töreni” adı verilirdi. Bu törenlere, “Yuğcu”, “Sığıtçı” adı verilen hususi kişiler katılırdı. Bunlardan ilki ölenin macerasını hikaye edip anlatır, ikincisi ağlayıcılık görevini yerini getirirdi (A.İnan, Eski Türk Dini Tarihi, Ankara, 1976, s.118-120) Ağıt ve ağıtcı geleneği Türk kültürlü halklarda yaygın bir uygulama olup hala devam etmektedir. Türkiye çapında birçok kere çalışılmış olan konunun biz Doğu Anadolu örneklerini inanç içerdikleri itibariyle incelemiştik. (Yaşar Kalafat, Doğu Anadolu’da Eski Türk İnançlarının İzleri, Ebabil Yayınları 5. baskı, Ankara 2006, s.206-223) ...Dadali Türkmenlerinde Cem Ayini’nin dışında, Kurban Bayramı ve Aşure Bayramı’nda, Pir’in evinde veya müsait bir yerde kurban kesilir. Dadali Aşuresi’ne 12 çeşit besin maddesi konulur ve aşure dağıtılınca hiç kalmamasına dikkat edilir. Aşure dağıtılırken kova ile ev ev dolaşılır ve evlerden kap alınır. Aşure kabının sahibine boş gönderilmemesi geleneği Dadalı Türkmenlerinde yoktur. Bazen aşure kabının sahibine yıkanmadan gönderilmesi gerektiğine inananlar çıkabilmektedir. Aşure kabının hiç kalmayacak şekilde boşaltılmasının bir izahı olmalı. Nevruz /Yeni Gün Bayramında kiler, depo ve benzerlerinin dipleri hiç kalmayacak şekilde temizlenir. Bulaşık aşure kabının temizlenilmeden iade edilmesi ve boş iade edilmemesi, bereket içerikli izahı gereken hususlardır.   Saskarahaber  Şinasi  KARACA  sas_karasinasi@hotmail.com  karaca@saskarahaber.com




Bu Haber 57 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Habere Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.