• Ana Sayfa
  • İlanlar
  • Firma Rehberi
  • Foto Galeri
  • Haber Arşivi
  • İletişim
  • Ziyaretçi Defteri
  • Videolar
Posof Haberleri
Posof Haberleri
16 Mart 2010 / Salı
Posof'tan Haberler İçin DEVAMI Tıklayınız

POSOF A YÜKSEK OKUL DEĞİL FAKÜLTE YAKIŞIR İlimizin artık bir üniversitesi  var .. Bakalım bundan sonraki adımları ne  olacak, tabela üniversitesi mi olacak yoksa demokratik, bilimsel  akademik bir yapı içerisin de mi harekat edecek?.. İlde bir kampus zaman alacağına göre, ilin alt yapısı,cadde ve sokaklarının bakımsız oluşu, bir şehir havasının olmayışı, dışarıdan gelecek öğrencilere itici geleceğinden eminim .. (umarım düzelir, ama bu zihniyetle düzeleceğini sanmıyorum ..) Ardahan'a gelecek misafir  öğrencileri daha temiz ve daha nezih yerlerde istihdam etmek lazımdır .. Ardahan iline temizlik ve doğa güzelliği olarak 10 basan Posof ilçemize üniversite bünyesinde kurulacak fakültelerden birini isteme hakkına sahibiz .. İlçemize kurulacak iki yıllık bir yüksek okul dan ziyade bir fakültenin oluşu üniversitenin de,  rektörlüğünde prestijini artıracağına eminim. Belediye hizmetleri bir bölgeyi yaşanır hale getirir .. oda ilçemizde, Ardahan ve diğer ilçelerinden çok ileri seviye de  .. Posof, 12 ülkeye açılan bir kapı ve İsveç platosunu andıran bir plato, her türlü meyve ve sebzenin yetiştirildiği bir yöre .. İnanıyorum ki Ardahan üniversitesini tercih edecek öğrencilerde bir albeni bırakacaktır .. Buda Ardahan üniversitesinin imajını yükseltir .. Eğer Rektör bey Türkiye'de ki diğer üniversiteleri gezmiş ve biliyorsa ki, hemem hemen tümü doğa güzellikleri ve orman alanları olan bir bünyede kurulmuştur .. Yoksa düz ovalarda kurulacak bir fakülte tabela olarak kalır .. Buda Ardahan a zarar verir. Burada asla siyaset ve politikadan uzak düşünülüp, Ardahan üniversitesi Türkiye konjonktür ünde nasıl bir yer alacaktır o düşünülmelidir. Bir Güzel Sanatlar Fakültesi, Çevre ve Orman Mühendisliği gibi fakülteler açılabilir .. Yoksa da iki yıllık arıcılık veya muhasebe yada bilmem ne yüksek okuluyla  ne bizi kandırın, nede kendinizi .. Bizden  sayın Rektöre bir naçizane bir teklif .. Kendi beyin fırtınasıyla mı hareket edecek,  yoksa devamlı bireysel çıkarlarını düşünen siyasilerin düşünceleriyle mi,bunu zaman gösterecek ..

**Eleştiriyi kabul etmek .. Ön yargılı, eleştirilmekten ve doğru yüzüne söylenmesini kati`yen istemeyen, ani öfke travmaları yaşayan, bir tokat atıldığında diğer yanağını çevirmek yerine en sert cismani acıyı yaşatmayı bir düstur edinen milletiz. Ama toplumların ileri medeniyet seviyesine getirilmesi ve söz sahibi olabilmesi işinde eleştiri, özeleştiri süzgecinden geçmesi lazımdır. Bizler eleştiri ve öz eleştiriyi ne kadar yapıyoruz yada yapmak istiyormuyuz .. Görülmektedir ki yapmak istemiyoruz, eleştiriyi kabullenemiyoruz, çünkü hata ve zaaflarımızın bir başkası tarafından duyulmasını ve sorgulanmasını istemiyoruz .. Kısacası; 'ben biliyorum' edasındayız hep. İlerici ve devrimci toplumlara baktığımızda, her hangi bir göreve atanan veya toplumu yönetmeye kalkışan kişilerden ilk önce öz eleştirisini yapması istenir .. :u bir samimiyet göstergesidir, öz eleştirisini veren insan eleştiriye de açık insan olduğunu gösterir .. Buda toplumdaki yanlış öğelerin olmasını engeller ve her türlü bireysel çıkar ilişkisinden muaf tutar insanı, halklar arasındaki eşitliği, yargısal konudaki eşitliği ortaya çıkarır, her  bir göreve gelen insanda görevine gelmeden önce vermiş olduğu özeleştirisine vakıf kalır ve hata yapma lüksünde dahi olamaz .. O zamanda sistem demokratik bir yol alır, herkesin herkese saygı duyduğu, kimsenin kimsenin hakkına tecavüz etmediği bir demokratik toplum oluşur .. Bunlar devrimci demokrat toplumlarda yaşanılan güzel şeyler. Biz de ise bırak özeleştiri, daha dünkü söylemiş olduğu lafı inkar edenler var. Milletvekili olunca bir yemin edilir ama uyulmaz, bir takım sapmalara, girilir, kendi yeminine ihanet eden halkına da ihanet edebilecek duruma gelir. Ya o yemini etmeyeceksin yada ora gitmiyeceksin denildiği zaman da kızmayacaksın .. Polis, Asker olurken de bir yemin edilir .. And içilir, bunun dışına asla çıkılmaz .. Ama çıkılır, cemaate memat gibi sapmalar oluyor.. Devletin kuruluş aşamasındaki, ideolojisi dışında ideolojisi olmaz, asker de polis de devletindir .. Devlet ideolojisinden böyle sapmalar çıkarsa halk kime güvenecek?.. İşte bu ve buna benzer eleştirilerimize kızanlar var .. Ama, unutulan bir şey vardır ki o da çok önemlidir. 'Yarası olan gocunur' derler bizim buralarda.  Ecevit ULAVUR/ecevitulavur@hotmail.com 0.535. 778 22 12

**POSOF UN GÖBEĞİNDE Kİ BU BİNA NİYE BOŞ DURUYOR .. Daha önceden Posof Jandarma Bölük Komutanlığına ait bina jandarmanın yeni binasına taşınmasıyla 2 yıldır boş ve işlevsiz durumda kalması dikkat çekiyor .. Bina'nın milli emlak a devredilmiş durumda, milli emlakın ise bu binayı  ne yapacağı bir muamma ..Aslında dört dörtlük yurt olacak bir bina ve bizim ilçemizin de bir yurda ihtiyacı var .. Öyle boş durmaktansa, halkın ya da öğrencilerin hizmetine sunulmayıp, atıl durumda bulunması kime yarar sağlar ki. Bu binanın öyle boş durması halk tarafından tepki çekmektedir .. Yetkililerin en kısa zamanda buna bir çözüm bulmasını ve aktif duruma bir şekilde geçmesini isteyen Posoflular hem devlet için hem de ilçemiz için yararlı olacağını düşünüyor. İlçe sakinleri konunun çözümünü sabırsızlıkla beklemektedir.

Posof Lisesi Spor Salonu da boş ve kullanılmıyor ..

Nedendir bilinmez, bir ilçede spor salonu var ne öğrenciler  tarafından ne de, halk tarafından  kullanılması  ve aktif  hale getirilmesi hiçbir yetkili tarafından dile getirilmiyor .. Posoflular, 'Bu bina süs olsun diye oraya kurulduysa bilelim' derken boş bekletilen binanın neden boş bekletildiği ise bilinmiyor .. Bir çok şekilde kullanıla bilinecek, içinde jimnastik aletlerinin bulunduğu bir spor salonunun işlemeyişi ilçede şaşkınlık yaratıyor, sorumluluk almaktan, korkan yöneticiler, niçin yönetici oluyor .. Onu da sormak lazım ..



www.kuzeyanadolugazetesi.com
Bu Haber 473 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Habere Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.