• Ana Sayfa
  • İlanlar
  • Firma Rehberi
  • Foto Galeri
  • Haber Arşivi
  • İletişim
  • Ziyaretçi Defteri
  • Videolar
Aşağıdaki yazıyı yayınlarsanız son derece sevinirim
Aşağıdaki yazıyı yayınlarsanız son derece sevinirim
27 Mart 2010 / Cumartesi
Kendisini rakı içmekle itham edip, eleştiren Aşık Halil İbrahim Ataman’a sert bir dille cevap veren Posof AK Parti İl Genel Meclis Üyesi Bedrettin Çakıcı, aynı zaman da Milli Gazete Muhabiri olan Judocu, İlçe Kaymakamının lehinde dışında haber yapmayan Ataman’a gazetemiz aracılığıyla cevap verdi.

Gazetenizin 24.03.2010 tarihli baskısında posofhaber.com adli sitenin 'Maksadınız Ne' isimli köşe yazısında yer alan makaleyi yayınladınız. Siz, adı geçen şahıstan bir alıntı yaptınız. Yazıya konu olan kişilerden birisi de bendim. Üzülerek yazıyorum, Halil İbrahim'in cahilce ve deli saçmalarıyla dolu yorumlarına cevap yazmaktan onunla muhatap olmaktan utanıyorum. Ama sessizliğimi de muhabir ve yazar müsvettesi yanlış anlıyor. Ona da anlayacağı dilden anlatmak durumundayım. Merhum şairin dizelerinde dediği gibi; "Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem. Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem" Kendi kendime "Çakıcı durmamalısın. Densizlere küçükten de olsa haddini bildirmelisin. Haksızlığa, zülme, zalime karşı yavuz olmalısın" iç telkinleriyle bu satırları yazıyorum. Yayınlarsanız ne idiğü belirsiz, kuzu postuna bürünmüş çakalların kalpağı  düşer de insanlarımız tanımış olur, bizimde bir katkımız olur. 

"ABUR CUBUR ADAM BEN SENİ NEDEM" Mahsuni Şerif'e ait bu Türküyü dinlediğimde elinde kamerasıyla Ataman gelir gözümün önüne. Bir türkü bir insana ancak bu kadar cuk oturur. Atalarımız "söz gümüşse sükût altındır" demişlerdir. Söz önemlidir. Damıtılmalı, imbikten geçirilmeli ondan sonra sese yazıya dökülmelidir. Laf olsun diyerek sap yiyip, saman atmakla yazarlık olmaz. Dilin ve klavyem var diye işkembeyi Kübra'dan atar da ve bunu kamuoyu ile paylaşırsan toplum vicdanını yaralar, gülünç duruma düşersin. Adı geçen sitedeki köşe yazısında konu edinilen olayla, olaylarla benim hiçbir ilgim yoktur. Üzüldüğüm, bu sitede köşe yazarlığına soyunan Ataman'ında bunu bal gibi bilmesidir. Ataman'ın birçok özelliğini biliyordum ama iftira atmada da profesyonelleştiğini bu üçüncü olayla teyit ettim. Ben, Halil İbrahim Ataman'ın azda olsa bir takim değerlere muhafaza ettiğini düşünüyordum. Yanılmışım. Yaşamım boyunca üç şeyden sakındım, kesinlikle ve kesinlikle yapmam. Bunlardan biride alkol almaktır. Hayatım boyumca ağzıma alkol koymadım. Bu özelliğimi beni uzaktan ve yakından tanıyan herkes gibi Ataman'da çok iyi bilir. Tersinin olduğunu düşünelim. Bu tür kişisel ve hoş karşılamadığımız davranışların kamuoyu ile paylaşılması İslam-i veya insani mi? Bunlardan Ataman nasiplenmemiş olabilir. Mensubu olduğu basının ilkeleri ve etik kuralları yok mu? Ataman, birikimlerini Posof için harcamak için geldiğini yazısında belirtmektedir. Merak ediyorum, Ataman'ın birikimi yalan, iftira, gıybet ve fesat çıkarmak mıdır? Yazdığı şeylerin toplum üzerinde en küçük olumlu bir etkisi var mıdır? Muhabirlikten hızını alamayan Ataman muharrirliğe soyundu. Fakat bu iş senin düşündüğün gibi değil Ataman. Önce bilgi sahibi olacaksın sonra fikir. Sana önerim muhabirlikte başarılı olamasın senin için en ideali renkli basında 'Magazin Muhabirliği' yapmaktır.

KİM KİM? Rahmetli Müdami benim ve çevremin saygı duyduğu minnetle yad ettiği önemli bir değerdir. Onun gölgesinde durarak sağa, sola saldırman hiç kimse tarafından kabul edilemez. Aşık Müdami'yi azda olsa anlamış olsaydın onun oğlu olduğunu söylemeye utanır, hicap duyardın. Makalende Kars'ta 'Yurttan Sesler Korosunda' çalıştığın ve koro şefiniz Şahin Karaşahin'in 'dur hayallerimi yıktın' dediğini aktarmışsın. Nur içinde yatsın Karaşahin. Çok zeki ve iyi bir karakter okuyucusuymuş. Sende bir cevherin olmadığını rahmetlik gençliğinde anlamış… Duyduğum eğer doğru ise, diyerek anlattığın düzmece, deli saçmalarına kimseyi inandıramasın. Yaşanılan öğle bir olay günü Bedrettin Çakıcı Posof'un dışındadır. Posof kaymakamı kendisine kimin telefon açtığını çok iyi bilir. İş hanında bulunanlardan biriside Ataman senin bir yakınındır.  Posof Emniyet Müdürlüğü iş hanında kimlerin olduğunu görmüş ve bir kaçını da müdürlüğü kadar götürerek gerekli bilgileri almıştır. Özel İdare İş Hanında kimlerin olduğunu Posof bilirken, sizin bilmemeniz mümkün değildir. Bedrettin Çakıcı'yı bu nahoş olayın içerisine çekme fikri acaba senin miydi? Yoksa ısmarlama bir haber olarak mı yaptın?

BİRÇOK İHTİMAL VAR! Ataman, sahsımla ilgili olmayan, konuşulmayan tamamen iftiralarla dolu seviyesiz yazısını iki şekilde yazmış olabilir. Birinci ihtimal; Ataman, bana karşı açık bir rekabet ve gizli kin içerisindedir. Suskunluğum onu çileden çıkarmaktadır. Gördüğünüz gibi sessizliğimi bozan Ataman, amacına azda olsa ulaşmıştır. Ataman'da arka plana itilmişlik, dışlanmışlık ve belediye başkanlığı aday adaylığında seçilememenin ezikliği var. Benim de sabrımın sınırı var. İkinci İhtimal; birileri Atamanı yönlendirerek bizleri tahrik etmeye ilçe sakinlerini bir birine düşürerek sosyal barışı bozmaya, birilerini de ters köşeye yatırmaya çalışıyor olabilir.

OLABİLİR Mİ? Konu âşık edebiyatından açılmıştı ya; malum kişide âşıklarımıza öykünüyor ya. Merhum bir Aşığımız "Zengin Ermeni'nin yağlı ketesi cahil Müslüman'ı yoldan çıkarır" demişti. Olabilir mi? İhtimaller alemi geniş. Yorum siz değerli okurlarındır.

ÖNERİ Ataman'a çağrım şudur: "Söz vardır kese savaşı, söz vardır kestire başı." Sitendeki köşene ve kamuoyuna "yazdıkların külleyen senaryo ve yalandı. Ben Bedrettin Çakıcı'ya iftira attım, büyük bir hata yaptım" de, barışalım yoksa her iki cihanda iki elim yakanda olacaktır. Allah belanı verecektir bilesin. Bedrettin Çakıcı/AK Parti Posof İl Genel Meclis Üyesi



www.golegozlem.com
Bu Haber 354 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Habere Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.