**Gazetecilik ile Jurnalcılık ..
Ardahan'da olduğu gibi Göle'de de günlük gazete dönemini başlatıp, gazeteci geçinip, resmi ilan derdinden başka dertleri olmayanların Göle'nin ilk günlük gazetesi Göle Gözlem'e karşı ortaya koydukları ayak oyunları, arkadan vurma taktikleri ve de onaylanmayacak tavırlardan değişikliğin olmadığını görüyor, izliyor, duyuyoruz ..
239. Sayısını yayınlayan Yeni Gözlem'in yayın akışı, gündem oluşturan haber ve yorumları, kendi matbaasında basılıp, dağıtılması karşısında paniklenenlerin yüzüme gülüp, arkamızda iftiralar atıp, jurancılıkla bizi engellemeye kalkmalarını anlıyoruz ..
Anlıyoruz, çünkü 10 kirli gazete basıp, resmi ilan almaktan öte sözde gazetecilik yapma dönemini bitiren Yeni Gözlem onları bir hayli zora sokmuş, sıkmış, hatta delirtmiş görünüyor ..
Ama bizim derdimizin kendilerinin olmadığını, Göle ve Gölelinin sorun ve sıkıntılarını yazmaktan öte işimizin olmadığını, asıl işimizin onların yaptığı gibi 10 gazete basıp, gazeteci geçinirken, derdimizin sadece resmi ilan olmadığını artık anlamalarını, bilmelerini ve daha önemlisi daha önce kendileriyle olan hukukumuza saygı göstermelerini bekliyor, taşmamak içinde sabır ediyoruz ..
Bu gazeteyi yaratan ekibin bir zamanlar kendilerini de sıfırdan yarattığını unutanların öyle arkadan vur-kaç taktikleriyle bizi engelleyemeyeceklerini bilenlerin başında gelenler olması ise bizi düşündüren, bir o kadar da üzdüğünü de belirtmek isteriz ..
Gazetecilikten ziyade ticarette rekabetin rakibini jurnallemekle, onlara iftiralar atmakla değil, daha iyisini yapmakla olduğunu kavramayanların artık anlaması gereken en önemli konunun başında gelenin, bu gazetenin Göle var oldukça çıkacağını ve tüm engellemeleri aşıp, Göle ve Göle'nin sesi, soluğu, gözü, kulağı olduğunu bilmesi de gerek ..
Jurnalcilikle, iftiralarla bize takılmaya çalışılan çelmelerin önce kendilerini yere düşüreceğini de bilmesini hatırlatırken, bizim o kendi çelmeleriyle yere düşenlere bile acıyıp, el attığımızı da unutmamalarını bir kez hatırlatırız, belki geçmişte yaptıklarımızı unutmuşlar diyerek ..
Evet Gazetecilikle, Jurnalciliği birbirine karıştırıp, resmi kurumlarında desteğiyle sözde rekabet etmeye kalkanların er yada geç bu sahada silineceğini ve gerçek olanın kalacağını bilmeleri arzusuyla bir kez daha diyoruz ki Biz buradayız, biz Yeni Gözlem gazetesiyiz, biz artık Göle'yiz ..
**Çifte standart ..
Vatan-Millet-Sakarya edebiyatları ile 30 yıldan fazladır süren iç çatışmaları yeni kuracakları özel ordularla tetikleyen anlayışın yüzü bir kez daha ortaya çıktı ..
Bu ülkenin kaymakamının, belediye başkanının düşünemediği, yada ‘O başka, bu başka’ diyerek yeri geldiğinde timsah gözyaşları döküp, yeri geldiğinde hiç bir şey yokmuşcasına halay çektiği memlektimde bu gerçekleri gözler önüne sergileyenlerin mücadelesidir, gerçeklerle-yalanları ortaya koyan ..
Kimin tarafından döşendiği bilinmeyen, ancak herşeyin olduğu gibi buna da bir mana bulup, oturup, kalkıp Kahrolsun PKK deyip, kendi çifte standartlarını dikkatlerden kaçıranların gerçek yüzü bir kez daha ortaya çıkmış ve belgelenmeştir.
Evet bu ülkede 30 yıldan fazladır yaşanan çatışmaların ve akan göz yaşların acıttığı ana yüreklerinden bir yenisinin daha kan ağladığı sırada yeri geldiğinde demokratım, yeri geldiğinde dinime, imanıma sahibim, bu yetmez ben Türk oğlu, Türküm bu da yetmez zeybeğim deyip, rakısını yudumlarken, sakallıların emirleri karşısında hazırolda duranların ortaya koyduğu çifte satandart bir Kürt gencinin parçalanmış cesedi daha toprağa verilmeden çektikleri halaylarla bir kez daha gözler önüne serilmiştir.
Bu ülkede gençleri bir birleriyle çatıştırıp, öldürtmek için yeni kuracakları özel orduların bıyıklarının ülkücülerin mi, yoksa dinci diye bilinen badem bıyıklıların mı olacağını tartışıp, akan kandan beslenirken, o kanın verdiği zevklede halaylar çektikleri acaba kaç kez ortaya konulup, analtılmış bilmem ama samanlıktan yapılmış sınır karakollarını görmeyenlerin asıl amacının bu ülkede ki gerçekleri göstermemek ve timsah göz yaşları görülmesin diye hep Vatan-Millet-Sakarya dedikleride bir gerçektir.. ..
**Gürsel Tekin’in Ziyareti ..
İstanbul/Kadıköy Belediye Meclis Üyesi ve Belediye Başkan Yardımcılığı yaptığı sırada kaset kurbanı olan Deniz Baykal’ın istemi ile CHP İstanbul İl Başkanlığına getirilen Göleli Gürsel Tekin tabir yerindeyse attan düştükten sonra geldiği Göle’de adeta nabız yoklamıştır.
CHP’nin değişen genel başkanı ile yeniden canlanır mı tartışmalarının sürdüğü bir esnada son üç seçimdir AKP’ye ful veren Göle’de nabız yoklayan Tekin ve ekibinin bu işin hiçte kolay olmadığını anladığını fark eder tavrı içinde olmaları dikkatlerden kaçmadı.
Başta Atalay’lardan sonra CHP’nin iktidar olmadığı Baki Çetin’li CHP’nin Göle’de, Yalçın Taştan’lı Ardahan’da, Hanak’ta iş yapmayacağını anlayan Gürsel Tekin’in Ankara’ya dönüşünde bu durumu mutlaka değerlendireceğini sanıyoruz ..
İş başındayken bir gün Göle’ye gelmeyen, Göle belediyesine, köyüne bir katkı sunmayan ve bu nedenle çok eleştirilen CHP’nin MYK Üyesi, Göleli Gürsel Tekin’in attan düştükten sonra geldiği Göle’de bazı şeyler için çok gecikildiğini anladığını umuyor ve bu yönde başta Göle CHP’yi olmak üzere Ardahan CHP’yi sarsıp, eleyip, temizleyip yeni bir CHP yaratması gerektiğini anladı gibi ..
Tabi Tekin ve partililerinin bundan önce çoğunluğu Kürt olan Gölelilerin CHP’ye oy vermesi için Kürt Sorunu ile ilgili öyle kağıt üzerinde değil, gerçek solcu ağzıyla bir şeylerin denilip, taahhüt edilmesi gerektiğini de yağmurun altında ıslanırken düşünmüştürler!..
Kısacası CHP’nin önce Göle CHP’yi, ardından Doğu ve Güneydoğu politikalarını masaya yatırması gerektiğine inandığımız gibi Gürsel Tekin’in de yağmurdan mı, moralsizlikten mi bilinmez ama bize göre çok erkenden ayrıldığı Göle’den Ankara’ya dönerken bir zamanlar Küçük Moskova denilen Göle’yi nasıl olup kayıp ettiklerini Kürt kelimesini ağzına almayan yeni başkanına anlatacak mı acaba?
Umarız daha çok gecikmeden anlatır ..
Bu Yazı 163 Kişi Tarafından Okundu.
|