• Ana Sayfa
  • İlanlar
  • Firma Rehberi
  • Foto Galeri
  • Haber Arşivi
  • İletişim
  • Ziyaretçi Defteri
  • Videolar
Cumartesi’yi yolda yazmak..
15 Ocak 2014 / Çarşamba
Fakir Yılmaz

Bu aralar yollarından çok bahsettiğimiz bir sırada yeniden yola çıkma fikri, bir anda beni o Ardahanlılarca çok istenen uçağa doğru götürmeye başladı..Yollarımız asfalt olmuş, havalanımız yapılmış bir kentin hayali ve düşüncesi içinde topladığım eşyalarıma bir kez daha bakıyor ve unuttuğum varsa onları da yanıma almaya çalışıyorum..Bir taraftan benim gibi yorulan baskı makinamın arızası, diğer yandan 'beni de götür' dercesine bana bakan, ‘Aydınlık bir Ardahan’ sloganı ile farları hiç sönmeyen GAZETECİ  isimli aracım hüzünlendiriyor daha çıkmadığım yolu..Ama kararı verdim bir kez daha kar ve tipiye yakalanmadan gitmem gerek denizine giremediğim İstanbul'a, oradan 'Ankara’ya ve fırsat yakalarsam çoktandır gitmediği Bursa ve İzmir’e..Aşkım olan Ardahan'ın yanı sıra yaklaşan yerel seçim öncesi bir çok hemşehrimin yaşam mücadelesi verdiği bu kentlerin nabzını da tutmaya çalışayım, özlediğim dostlarımı göreyim, beni okuyup, tanıyan ama benim daha görüp, tanımadığım okurlarımla buluşayım' diye bir kez daha çıktığım gurbet yoluna doğru giderken, yıllardır süren ama bir türlü bitmeyen Ardahan'ın bozuk yollarından yıpranan ayakkabılarımın tozlarını siliyordum, Ardahan’a sıcak asfalt diye yutturulan muşamba değil, gittiğim kentlerde ki gerçek asfalta basmaları için..Evet yeni bir yolculuğa doğru daha çıkmaya hazırlandığım ve bu yazımı yazdığım sırada, önümüzde ki yerel seçimler de ‘Kim aday olacak?’ lar arasında ismi ön planda olan ve Ardahan’da bir kez bağımsız olmak üzere iki kez belediye başkanı olmuş Mikail Kayatürk içeri giriyor..Aslında bana ait kendi iç hislerimin satırlarına döküldüğü  bir cumartesi yazısı yazarken beklediğim diyemediğim misafir olsa da ve yazımı siyasete çevirme tehlikesi verse de direniyorum, cumartesi yazımı da siyasete çevirmemek için..Ve çıkacağım yol kadar uzasa da bu köşede hiç ama hiç kesmeden, en hasta ve imkansız olduğum sırada bile 25 yıldan fazladır ele aldığım düşüncelerimi aktarmaya kararlı olarak yeni bir cumartesi yazımı tamamlamaya çalışıyorum..Daha önceki cumartesi yazılarımından biri mi yoksa onları toparlayan bir yazımı olacak diye düşündüğüm bu yazıma da birilerinin sahip çıkıp, 'bana mı, ona mı yoksa gittiğin yeni yola mı?' dememesi içinde direnirken, cumartesi yazılarımın hafta boyu yazdığım siyasi yazılarımdan beni koparıp, ayrı bir dünyaya, o dünya da benim iç dünyam olduğunu bir kez daha fark ediyorum..Ardahan'ı olduğu gibi Doğuyu, Güney Doğuyu, Orta Anadoluyu, Karadeniz’i kendisine çeken o büyük kentte, herkesi kendisine çeken İstanbul'a doğru yol alırken yetkili ve de ilgililerin duyarsızlığı dolaysıyla, Göle’de ki petrol kuyusunda bu yılda petrol çıkarılamadığı, Gölelinin her birinin Ceyyar olamadığını, İmamının lokantasının başına getirildiği Posof Türk Gözü Gümrük Kapısında yine istenen ithalatın, ihracatın yapılamadığını, Çıldır Aktaş Gümrük Kapısının yine açılmadığını, Tren gelecek denilen Hoçvan’ın olduğu gibi, Meslek Yüksek Okulu açılmayan Hanak’ın, bebekleri ile ünlü Damal’ın köy yollarının da Ardahan yollarından beter olduğunu nedense hatırlıyorum, Ardahan seni bir kez daha özlemeye gidiyorum derken..



Bu Yazı 3463 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.