• Ana Sayfa
  • İlanlar
  • Firma Rehberi
  • Foto Galeri
  • Haber Arşivi
  • İletişim
  • Ziyaretçi Defteri
  • Videolar
17 Aralık ve Ulusal Basın..
4 Mart 2014 / Salı
Fakir Yılmaz
Benim de bazılarının muhabiri olduğum ulusal basını sizlerde yakından izliyor musunuz bilmem ama gerek mesleğim dolaysıyla, gerek ise okumayı seven biri olarak ulusal gazeteleri her gün en az iki tanesini alarak, okuyarak yakından takip eden biri olarak bir şey dikkatimi çekti.

Çoktandır ele almak istediğim, ama bugüne dek sağından solundan bahsetmeye çalıştığım ulusal basının 17 Aralık Yolsuzluk ve Hırsızlık Operasyonu arından tutunduğu tavrı masaya yatıracak olursak % 87’sinin AKP Hükümetine kalkan, geriye kalanın ise ya kılıç yada ok olmuş bir durum da olduğunu görmek mümkün..Gerçi bu durum daha önceki iktidarlarda yok muydu, ihtilallerde yok muydu, cunta döneminde aynı manşetler atmıyor muydu?’ diyenlerinizi olduğunu da duyar gibiyim..Ama bu dönem çok farklı ve teknolojinin nimetleri mi, belası mı diyeceğimiz belgelerle her şey ortadayken;Öyle gazeteler var ki; -Oğlum  o paraları erittin mi? diye seslenen başbakandan bile daha başbakan kesilip, onu ondan önce savunmaya geçer..Ve en önemlisi sayfalarının çoğundan yarısını başbakana, bakanlarına, onlara yakın iş adamlarına, başbakanın ve bakan oğullarına kalkan eden ulusal basının diğer bir adı da yandaş basın olmuşsa da kendisine gazeteciyim diyenler bu yönde ki eleştirileri hiçte dikkate almıyorlar..Almazlar da çünkü ipi paralel yapıda olduğu görülen siyasiler gibi onlarında ipi siyasilerin elinde..Ya kasetleri ortaya çıkar, yada kredileri kesilir..Olmaz ise reklam alamazlar..Peki ulusal basın öyle de yerel basın çok mu basın..Bilmem ama şu kaç gündür bulunduğum İstanbul’da ola ki yerelde ki siyasilerin de ulusalda ki siyasileri aratmadığı ve yerel basının üzerinde paranın, reklamın da gücü ile baskıda hiçte aşağı kalmadığını rahatlıkla söyleyebilirim..Çünkü belediye başkanı, hatta muhtarla ilgili küçük bir eleştiri sizi bir anda yalnız bırakacağı gibi,  o yalancı dostlukların da bir anda bittiğine de şahit oluveriyorsunuz..Evet bunlar yaşanırken işi bırakıp, iktidara kalkan olmak mı gerek, gazeteciliği ayaklar altına almak mı gerek..Kesinlikle hayır..Yapacağınız tek şey o yanında yer almaya çalıştığınız halka, okura sığınmaktır..Tabi ki kalkan değil, gazete iseniz..



Bu Yazı 3439 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.