• Ana Sayfa
  • İlanlar
  • Firma Rehberi
  • Foto Galeri
  • Haber Arşivi
  • İletişim
  • Ziyaretçi Defteri
  • Videolar
İstanbu Yazılarım..
11 Mart 2014 / Salı
Fakir Yılmaz
YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Fakir Yılmaz-Gazeteci
**Kadıoğlu önde, Çapan Kovalıyor..

Damallı Dr. Bülent Kerimoğlu’nun Bakırköy’de açık farkl önde, Kars/Susuzlu Özgen Nama’nın Sancaktepe’de AKP ile olan büyük farkı kapatmaya çalıştığı İstanbul’da seçimleri kim kazanır sorusunu çok aldığım şu sırada asıl merak edilen ise yerine kardeşini aday gösteren Dr. Gürbüz Çapan’ın bu seçim de nasıl çıkacağıdır..

Kurucu Belediye Başkanlığını yaptığı Esenyurt’du almak için büyük bir gayret ortaya koyduğuna çokta şahit olmadığım Esenyurt’ta Çapan kardeşlerin gerek AKP’nin Kürt sorununa bakışı ve Öcalan ile birlikte sürdürdüğü sürece kızıp CHP’ye yönelen seçmenden, gerek ise iki dönemdir Esenyurt’ta Belediye Başkanlığı yapan Kadıoğlu’na olan tepkiler dolaysıyla alacağı oylar seçimi kazanmalarına yeterlimi bilmem ama AK Parti ve Kadıoğlu’nun şu an önde olduğunu söyleyebilirim..

Buna neden ise kafası karışık Esenyurt seçmeninin 30 Mart’ta bir değişime yönelik hareket etmediğini görmem ve hala düşündüğünü gördüğümüzdedir.. Yani hala kararsız gibi görünen ama Çapanlara yönelik durmadığını söyleyebileceğimiz bu süreçte Esenyurt’ta ki seçimi, ‘Kadıoğlu önde Çapanlar kovalıyor’ diyebiliriz.. Dr. Gürbüz Çapan destekli Çetin Çapan’ın seçimleri almak için kararlı bir aday olduğunu gördüğümüzü de söyleyebileceğimiz bu süreçte siyasi tecrübesi benden ve Çetin Çapan’dan daha fazla olan Dr. Gürbüz Çapan’ın yüz mimiklerinin de bu seçimin çok zor alınabileceğini ortaya koymaktadır.. İstanbul geneli mi? Vallahi Esenyurt’ta olduğu gibi İstanbul genelinde de AKP önde CHP kovalıyor..

 

**Bülent Kerimoğlu Nerede?

YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Fakir Yılmaz-Gazeteci Esenyurt'ta, Kars Susuzlu İstanbul Sancaktepe'de Özgen Nama'nın ve onca partide yer alan belediye meclis üyesinin başta Ardahanlılara, Karslılara ve Iğdırlılardan olmak üzere herkesten oy istediği bir süreçte Ardahan Damallı olan ve Esenyurt siyasetinde sözü ve de adı geçen Kerimoğlu'nun kayıp olduğunu sizde fark ediyor musunuz?

 

 

Esenyurt'ta, Kars Susuzlu İstanbul Sancaktepe'de Özgen Nama'nın ve onca partide yer alan belediye meclis üyesinin başta Ardahanlılara, Karslılara ve Iğdırlılardan olmak üzere herkesten oy istediği bir süreçte Ardahan Damallı olan ve Esenyurt siyasetinde sözü ve de adı geçen Kerimoğlu'nun kayıp olduğunu sizde fark ediyor musunuz?

Vallahi bende fark etmemiştim, en son katıldığım Kerimoğlu'nun da benim de memleketim olan, 'Ardahan'ın Vatan Topraklarına Katılışının 93. Yıl Dönümü' dolaysıyla düzenlenen geceye elin oğlu onca siyasetçi katılırken İstanbul Bakırköy'de CHP'den Belediye Başkan Adayı olan Dr. Bülent Kerimoğlu oraya da gelmediğini fark edinceye kadar.. Gerçekten Kerimoğlu nerede? Baktım internete, milletin başını kaldıramadığı facebook'a, twitter'a, orada da yok.. Göreniniz, duyanınız, yerini bileniniz var mı? En son olarak Esenyurt'a veda ederken, Çapanların önüne konulan engeli de görmezden gelen ve bu yönde bir iki satır ettikten sonra çekip giden Kerimoğlu o gün bugün ortada yok.. Hemde İstanbul'un en sosyete takımını olduğu, basın ve medyanın haber yapmaktan yorulduğu Bakırköy'de Kerimoğlu neden hiç haber olmaz, paylaşılmaz, twitterda adı bile geçmez?.. Olmaya ki, 'Bakırköy partimin kalesi, dört ayak üzerine düştüm, ne hemşehriye, ne basın ve medyaya, nede kimseye muhtaç değilim' mi diyor acaba? Kim bilir, ama ben Kerimoğlu adını daha çok duymak istiyorum, öyle ki Esenyurt'ta yetmez Beykoz'da, Sancaktepe'de, Kocaeli, Bursa'da hatta Damal'da Kerimoğlu konuşulmalı.. Benim gönlümde geçen bu, sizinkini bilmem, karışmama da.. Ama konuşulmuyor gibi.. Yoksa yeni bir seçim taktiği mi? 'Sus, saklan, herkesten uzak dur, hemşehri gecesine gitme, Çapanlar dahil hiç kimseyle omuz omuza ve sinyal verme,  basın ve medyadan uzak dur' taktiği mi? Bilmem ama yaşının yarısından çoğu siyaseti takiple geçen biri olarak ben bu taktiği ilk kez görüyorum.. Ola ki; bu taktik daha önce Esenyurt'ta uygulandığı için mi Kerimoğlu yetmez CHP, ardından sol Esenyurt'ta kayıp etmiş, şimdi de ülke genelinde gönderilmekten zorlanan AKP ve Kadıoğlu mu gelmişti?!. Bilmem ama ben sorumu yenileyip, yatayım, Kerimoğlu'nu belik rüyam da seçim çalışması yaparken görürüm umuduyla..

Bülent Kerimoğlu Nerede?

**Kalkan Gazeteciler

Benim de bazılarının muhabiri olduğum ulusal basını sizlerde yakından izliyor musunuz bilmem ama gerek mesleğim dolaysıyla, gerek ise okumayı seven biri olarak ulusal gazeteleri her gün en az iki tanesini alarak, okuyarak yakından takip eden biri olarak bir şey dikkatimi çekti.

 
Çoktandır ele almak istediğim, ama bugüne dek sağından solundan bahsetmeye çalıştığım ulusal basının 17 Aralık Yolsuzluk ve Hırsızlık Operasyonu arından tutunduğu tavrı masaya yatıracak olursak % 87’sinin AKP Hükümetine kalkan, geriye kalanın ise ya kılıç yada ok olmuş bir durum da olduğunu görmek mümkün.. Gerçi bu durum daha önceki iktidarlarda yok muydu, ihtilallerde yok muydu, cunta döneminde aynı manşetler atmıyor muydu?’ diyenlerinizi olduğunu da duyar gibiyim.. Ama bu dönem çok farklı ve teknolojinin nimetleri mi, belası mı diyeceğimiz belgelerle her şey ortadayken; Öyle gazeteler var ki; -Oğlum  o paraları erittin mi? diye seslenen başbakandan bile daha başbakan kesilip, onu ondan önce savunmaya geçer.. Ve en önemlisi sayfalarının çoğundan yarısını başbakana, bakanlarına, onlara yakın iş adamlarına, başbakanın ve bakan oğullarına kalkan eden ulusal basının diğer bir adı da yandaş basın olmuşsa da kendisine gazeteciyim diyenler bu yönde ki eleştirileri hiçte dikkate almıyorlar.. Almazlar da çünkü ipi paralel yapıda olduğu görülen siyasiler gibi onlarında ipi siyasilerin elinde.. Ya kasetleri ortaya çıkar, yada kredileri kesilir.. Olmaz ise reklam alamazlar.. Peki ulusal basın öyle de yerel basın çok mu basın.. Bilmem ama şu kaç gündür bulunduğum İstanbul’da ola ki yerelde ki siyasilerin de ulusalda ki siyasileri aratmadığı ve yerel basının üzerinde paranın, reklamın da gücü ile baskıda hiçte aşağı kalmadığını rahatlıkla söyleyebilirim.. Çünkü belediye başkanı, hatta muhtarla ilgili küçük bir eleştiri sizi bir anda yalnız bırakacağı gibi,  o yalancı dostlukların da bir anda bittiğine de şahit oluveriyorsunuz.. Evet bunlar yaşanırken işi bırakıp, iktidara kalkan olmak mı gerek, gazeteciliği ayaklar altına almak mı gerek.. Kesinlikle hayır.. Yapacağınız tek şey o yanında yer almaya çalıştığınız halka, okura sığınmaktır.. Tabi ki kalkan değil, gazete iseniz..
**Burası Ardahan Değil mi? Hadi Canım…

Gazeteciliğin nasıl ve nerde yapılacağını çokta bilmeyenler karşılarında gazeteci görünce bide akıl vermeye kalkarlar…

-Burası  Ardahan değil, burada gazetecilik kolay değil diyerek adeta aba altından sopa gösterenler kendisine  gazeteciyim diyenlere sözüm ona korkutmaya susturmaya çalıştıklarını görüyorum. Şu günlerde gazeteciliği yapmaya çalıştığımız Esenyurt’da…

Aslında biraz da haklı sayılırlar… Çünkü; gazetecinin işinin haber yapmak, yorum yazmak olduğunu unutmuşlar ya da kimse onlara hatırlatmamış…

Gerçi gazeteciliğin nasıl yapılacağını sadece burada yani zaman zaman geldiğim Esenyurt’ta değil gittiğim gördüğüm birçok ilde bana hatırlatılmaya çalışılsa da huyum kurusun yinede gazetecilik yapmaya kalkıyorum…

Önce bi anlaşalım.. Ben gazeteciyim arkadaş!!  

Benim ekmeğim, suyum, nefesim haberdir. Gördüğümü yaşadığımı yorumlamaktır.

Bana gazeteciliği hatırlatmayın… Hele hele ki “burası Ardahan değil” diyerek beni korkutmayı aklınıza dahil getirmeyin….

Çünkü; ben gazeteciliği hatırlatmak ve nerenin ne halde olduğunu halka anlatmakla görevli bir gazeteciyim….,

Dedim ya, ekmeğim bu suyum bu nefesim gazeteciliktir benim… Bunları hissedemesem zaten yaşayamam ki…

O yüzden ne o nazik tehditlerinize ne de o kaş altından göz kırpmanıza hiç ama hiç gelemem.

İster mesaj atın, ister klavye artistliği yapın ya da tiyatro sahneleyin ve yada fiili saldırıda bulunun ben onu da haber yaparım.

Çünkü ben gazeteciyim. 

**Kadıoğlu'nun Mesajı..

 

Dün, AK Parti'nin 1. Kontenjan Belediye Meclis Üyesi Mali Müşavir Togay Çoban'ın mahallelilerine ve dostlarına verdiği kahvaltısındaydım.

Bine yakın insanın katılıp, Çoban'ı desteklediği o kahvaltıya iki dönemdir Esenyurt'ta Belediye Başkanlığı yapan Necmi Kadıoğlu'da geldi.

O kahvaltıda yaşananları haber yaptığım için yazımı uzatmayacağım ve Kadıoğlu'nun kahvaltısını yaptıktan sonra çıktığı kürsüde orada bulunanlara verdiği mesajlara ve ardından kendisine ait cep telefonunda bana attığı mesajın üzerinde durmak istiyorum..

Öncelikle o haberi yaparken birilerini üzmek, birilerini sevindirmek yada birilerine yaranmak hesabımın olmadığını, olamayacağını beni tanıyanlar bilir..

Çünkü ben gazeteciyim ve gazeteci rutin bir olayda gündemi belirleyen haber yapandır diyenlerdenim.. 26 Yıla yaklaşan gazetecilik hayatımda gerek yerel de gerek ise ulusalda yaptığım manşetlerde buna şahittir..

Hele hele ki dostlarım olan Ardahan Kültür Evi Yöneticilerini ve Kadıoğlu'nun kontenjanın da  Birinci sırada yer alan çok sevdiğim Togay Çoban'ı yada Göle'den bu yana yıldızımız barışmasa da yaptığı çalışmaları da, 'Yiğidi öldür, hakkını ver' misali haber yaptığımız Kadıoğlu'nu yermek, övmek hesabı da değildir..

Orada bir haber vardı, bende yaptım o kadar..

Yorumu okurlarım ve kamuoyudunundur, ardı sıra gelen açıklamalar, tartışmalardır..

Şimdi gelelim Kadıoğlu'nun mesajlarına..

Ama ondan evvel kısa bir süre önce siyasete giren ama yılların siyasetçisiymiş gibi güzel bir konuşma yapan Togay Çoban'ı kutluyorum..

Çünkü aralarında benim de olduğum, 'Siyasete atıl' önerisini kabul etmesinin ne kadar doğru bir karar olduğunu bir kez daha gördüm ve sevindim..

Her ne kadar dünya görüşüm de olan bir siyasi partide olmasa da Togay Çoban gibi büyüğünü, küçüğünü bilen, bir lokma ekmeğini paylaşan, zenginleştikçe şımarmayan, diplomalı diye lort olmayanlara bu ülkenin ve  Esenyurt'un ihtiyacı var..

Ve o dünkü gündemi belirleyen haberime konu olan kahvaltı da kendisinden yakışıklı dediği Togay Çoban'dan sonra konuşan Kadıoğlu'na gelelim..

Özelikle ve can kulağıyla her hareketini yakın markaja alıp, daha iyi tanımaya çalıştığım AK partili Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu'nun iyi bir hatip ve dinleyicinin direk gözlerine bakarak, can alıcı sözleri söyleyerek konuşması benden 7 puan aldı.

Giyimi de iyi olan Kadıoğlu'nun el hareketleri , dilini anlattığını anlatamazsa da verdiği mesajlar çok iyi ve seçmene, karşısındakine 'Evet doğru söylüyor' dedirtiyordu..

Zaman zaman konuşmasının arasına sıkıştırdığı şaka variliğiyle konuşmasından bıkanların gülümsemesini sağlayan ve kendisini yeniden dinleten Kadıoğlu'nun benim gibi öyle direk değil, dolambaçlı eleştirileri de birer ok gibi mesajının gitmesini istediklerine 12'den saplıyordu..

Evet dün o çok karşı olduğum, ama dostum Togay Çoban'ı kıramadığı kahvaltı da ki gözlemlerim kısaca bunlar..

Gelelim haberi yaptıktan sonra kopan kızılca kıyamete..

Burayı da geçiyorum, çünkü siz bu yazıyı okuyanları çoğunun konuyu bildiğini ve tartışmaya katıldığını, bu nedenle yeniden uzatmak istemediğimi anlamışsınızdır..

Ama akşam üzeri Kadıoğlu'nun kendi özel numarası olduğu için numarasını  yazmadığım telefon da bana gelen mesaj bu kez beni şok etti..

Çünkü, çoktandır tanıdığı, dün saygı çerçevesinde yaptığı konuşmasını dinlediğim Necmi Kadıoğlu bana yada başkasına öyle bir mesaj yazar mı diye düşünüp, şaşırmadım değil..

Nedeni ise bir siyasetçinin kendisinin adı geçtiği bir habere eğer bir cevabı olacaksa ya direk arayacak kadar benden korkmaz veya da yazılı bir açıklama yapar haberimize katılır, katılmaz..

Ben bunu bilirim..

Ama son anda yeniden okuduğum (bazı bölümlerini kesiyorum) o mesaj da 'Adam öyle  demedi' satırını görünce birilerinin Kadıoğlu'ndan daha çok Kadıoğlu kesildiğini anladım ve mesajı onun yazmadığını anladım..

Bu mesaj üzerine birilerinin beni birleriyle karıştırdığını, tırsacağımı düşüne bileceğini düşünüp, Kadıoğlu'nun en yakınındaki kim, onun telefonuna bakacak kadar, hatta onun yerine birilerine hakaret edecek kadar ukala ve kendisine güveni suiistimal eden kim diye öğrenmek için çok kişiyi arasam da, her aradığım adeta, 'Kurban olam beni karıştırma' misali davranışları ile karşılaştım..

Neyse sanırım dün o kahvaltıda topluma verdiği mesajını haber yapıp yazdığım Kadıoğlu kendi özel telefonunda insanlara saldıran bu saldırgana da gerekli mesajı verir ve bundan sonra kendi telefonunu da kendisi kullanır..

Kadıoğlu kadar sakin, sabırlı ele aldığım yazım biterken benim de kendisine bir mesajım var.

O da aynı numara dan bir özürdür..

Bende uzatmayacağım, çünkü kendisinin yazmadığı o mesaj hitap şeklinde anlaşılırken, şu an Şehr-i emini olarak kendisinin gereğini yapacağına inanıyorum..

 

**Çapanın Ekibi de Seçime Girmemeli..

Yargılandığı bir davada aldığı cezanın Yargıtay'ca onandığının ilk haberinin tarafımca yapılan Özel Haber ile kamuoyuna vermemle adaylığı son anda suya düşen ve bu nedenle yerine kardeşinin aday olduğu Dr. Gürbüz Çapan bu seçimler de ne yapacağını, nasıl olup seçimi alacağını düşündüğü bir sırada benim de kendisine ve Çetin Çapan'a bir tavsiyem olacak.. Ki bu sadece bir tavsiyedir..  Gerisi Çapanlara kalmıştır.. Evet yeni bir seçime giden Çapan ailesinin bir birlerine omuz vermesi kadar doğal bir şey olamayacağı bir süreçte Dr. Gürbüz Çapan'ın CHP Esenyurt Adayı Çetin Çapan'a yapacağı en büyük iyilik öncelikle yıllardır kendisinin, yani 'Çapan'ın adamı'  olarak bilinen  ekibi olarak bilinen ekiple Çetin Çapan'a gölge olmadan adeta 'Çetin Çapan Gönüllüleri Bürosu' gibi bir alanda çalışmalıdır. Ve en önemlisi kendi ekibini seçmenin ve toplumun gözü önünde biraz değil tam olarak geri çekmelidir.. Yada kamuoyunda Çapan'ın adamı diye bilinenleri Esenyurt'un en dip mahallerinde kurulacak bürolarda, bürolara gelen seçmene ve misafirler çay dağıttırma görevi vermelidir.. Neden mi? Anlatmama gerek var mı bilmem ama eğer Dr. Gürbüz Çapan'ı tanıyorsam o benim ne anlatmak istedğimi ve anlatılmak istenenin gereğini hemen yapar.. Yoksa öyle Esenyurt Meydanın da bulunan iki cafe de akşama oturup, cep telefonu ile attıkları twittirlarla, mail yoluyla hazır paket haberlerle, sağa sola bakı kim bana çay ısmarlayacak diye bekleyenlerle Çetin Çapan'ın işinin zorlayacağı kesindir.. Evet, dost söylerse acı söyler sözünden yola çıkarak yazımın başlığını burada bir kez daha hem de altını acı acı çizerek yeniliyorum.. 'Çapan'ın Ekibi de Seçime Girmemeli..' Çünkü bu seçime Çetin Çapan giriyor ve onun kendi ekibi ve gönüldaşları olmalı.. Ve bu ekip Esenyurt'ta bulunan kamuoyunda miheng taşı olarak görülenlerden oluşmalıdır.. Ki bu taşlarda öyle geliş güzel taşlardan değil yüz yıllardır tüm depremler karşı dim dik ayakta kalan kaleler, kuleleri taşıyan rüzgarın, tipinin, boranın bile yıpratamadığı taşlar olmalıdır.. Dr. Çapan'da bu taşların tek tek örülmesi için Mimar Sinan gibi tarif vermelidir..

 

**

Kadıoğlu Değişmedi mi?
Tarih: 22-02-2014 13:10:00Güncelleme: 23-02-2014 00:28:00 

Yaklaşan yerel seçimler öncesi kadınları ev ev gezdirmeye başlayan AK Partili Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu'nun listesine bakınca büyük bir temizliğin yapıldığını ama biatçı anlayış dolaysıyla kimsenin CHP'de ki gibi gıkını çıkaramadığını görebilirsiniz..

 

 

 

Bu yazımdam önce ele aldığım 'Çapan'ın ekibi de seçime girmemeli' başlıklı yazımın yankıları süre dursun ben bugün kü yazımda AK Partili Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu'nın listesine bakmak istiyorum..

Başta AK Bil olayları olmak üzere bir çok iddia dolaysıyla hakkında davalar olduğunu bildiğimiz Kadıoğlu'nın hiçte sütten çıkmış ak kaşık olmadığını bilen biri olarak 3. kez belediye başkanı olmak için çalışmalarına baladığı ve ekibinin büyük bölümünü yenilediğini söyleyebiliriz..

Özelikle Belediye Meclis Üyelerinin listesinde yaptığı temizliğie bakınca benim, geçtiğimiz yazımda üzerinde durduğum Çapan'ın adamlarının hiçte sitem etmemesi gerektiğini düşünüyorum..

Çünkü Kadıoğlu'da 30 Mart Yerel Seçimleri öncesi yeni bir ekiple seçmenin karşısına çıkılması gerektiğini düşünüp, buna yönelik bir liste yaptığını görüyoruz..

Gerçi Kadıoğlu'nun listesinin hazırlanmasın da AK Parti İlçe Başkanının büyük etkisi olduğunu ve AK Parti İlçe Teşkilatının büyük bölümünü Belediyenin Meclis Listesine taşıdığını da söylemek mümkün..

Yani Kadıoğlu'ndan ziyade İlçe Başkanının Esenyurt AK Parti politikasında daha etkili olduğu da gözden kaçırılan bir başka yazı ve yorum konusu..

Neyse, yeniden yazımın başına dönmek gerekirse Çapanlara yönelik yazıma tepki gösterip, üzülen, sitem eden dostların birde Kadıoğlu'nun Esenyurt'un arka sokaklarını temizlemese de, yeni meclis listesine bakarak yaptığı adam temizliği görmeleri halinde benim ne kadar haklı olduğum ortaya çıkar veselam..

 

 

 
0.535.418.32 58 fakiryilmaz323@hotmail.com

 



Bu Yazı 3972 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.